AZ TR RU EN
»Giriş Sayfam Yap »Favorilere Ekle »Sitene Ekle »Arşiv
ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEO HABER İLETİŞİM
     
SON DAKİKA : Şentop: FETÖ kardeş ülkelerin milli güvenliğine tehdit oluşturuyor  •   Azerbaycan, Ermenistan’ın döşediği 16 binden fazla mayın ve patlamamış mühimmatı imha etti  •   Azerbaycan’ın Karabağ’da zaferle sonuçlanan operasyonunun üzerinden 1 yıl geçti  •   Azerbaycan’ın kalkınmasında büyük rol oynayan ’Asrın Anlaşması’ 27 yaşında  •   Türkiye Azerbaycan için Azerbaycan da Türkiye için yakın ve candan bir ülke   •   Azerbaycan’dan Ermenistan aleyhine ’ırk ayrımcılığı’ davası  •   TURAZ Şahini 2021 Tatbikatı’nın ’Seçkin Gözlemci Günü’ yapıldı  •   Bakü Fatihi Nuri Paşa  •   Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Savunma Bakanı Hasanov ve Genelkurmay Başkanı Veliyev’i kabul etti  •   Kafkas İslam Ordusunun Bakü’yü kurtarışının 103. yıl dönümü  •   Ermenistan için kritik tercih anı  •   Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan özel kuvvetleri Bakü’de ortak tatbikata başladı  •   Genelkurmay Başkanı Orgeneral Güler, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı ile bir araya geldi  •   Ticaret Bakanı Muş: Türkiye ve Azerbaycan’ın ticari ilişkilerini daha da geliştirmek istiyoruz  •   Azerbaycan, Rusya’dan diğer ülkelere ait araçların Karabağ’a geçişini önlemesini istedi  •   Türkiye ve Azerbaycan özel birliklerinin işgalden kurtarılan Laçın’daki ortak askeri tatbikatı sona erdi  •   Kabil havalimanında görev yapan Azerbaycan askerleri Bakü’ye döndü  •   Ermenistan’da revizyonizmi kimler kışkırtıyor?  •   18. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi’ni tamamlayan Azerbaycanlı gazeteciler sertifikalarını aldı  •   Rusya, Kasım 2020’den beri Ermenistan’a silah sevk ediyor  •  
Güncel Haberler Politika Ekonomi Kültürel Spor Karabağ Diaspora Türk Dünyası Dünya
» Fransa Karabağ’da çözüm için değil, çözümü baltalamak için çalışıyor
03/12/2020 Yazdır

Son 19 yıl boyunca Karabağ sorununda çözümün değil, çözümsüzlüğün parçası olan Fransa, özellikle Sarkozy ve Macron dönemlerinde kendi dış politika ilkelerini ve uluslararası hukuk hiçe sayan söylemler geliştirdi ve adımlar attı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki 44 günlük savaş boyunca ve savaşın durmasından sonraki aşamada konuya ilişkin politikaları en çok tartışılan ülkelerden biri Fransa oldu. Fransız yetkililerin açıklamaları ve bu ülke tarafından alınan kararlar ne uluslararası hukuka ne Fransa’nın sorundaki arabuluculuk rolüne ne AB’nin temel önceliklerine ve ilkelerine ne de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) başta olmak üzere uluslararası kuruluşların almış olduğu kararlara uygundu. Ama buna rağmen Fransa olumsuz politikalarını sürdürmekte ısrar ediyor. Doğal olarak Azerbaycan ve Türkiye de Fransa’nın bu politikalarına tepki göstermeye devam ediyor.

Aslında Fransa’nın Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgali sorununa (kısa ve yaygın ismiyle Karabağ sorununa) ilişkin yaklaşımının temelinde bu ülkenin genel olarak Ermeni meselesine ilgisi, Kafkasya ve Ortadoğu’daki stratejik çıkarları, Fransa’daki Ermeni lobisi, Fransız yöneticilerin ülkeleri için Avrupa Birliği (AB) ve küresel sistem çerçevesinde algıladıkları roller ve benzeri etkenler yatıyor. Fransa kendisine biçtiği “doğu Hristiyanlarının hamisi” rolünü diğer rakiplerine kaptırmamak istiyor. Bir yandan da bunu Osmanlı’ya karşı etkili bir araç olarak kullanmak amacıyla özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Ermenileri üzerinde etkili politikalar uygulamıştır. [1] 1890’lardan itibaren Ermeniler Fransa’ya toplu halde yerleşmişler, Fransa’yı eğitim alma ve örgütlenme merkezi, ayrıca Batı Avrupa ve ABD’ye geçiş (yayılma) noktası olarak kullanmışlardır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermeni etkenini Osmanlı’ya karşı kullanan Fransa, amaçlarına tam ulaşamayınca sonraki aşamada sözde soykırım iddialarının ortaya çıkmasında ve canlı tutulmasında en aktif ülkelerden biri olmuştur.

Fransa'nın Karabağ sorununa ilgisi

Direkt Karabağ sorunu bağlamında Fransa’nın ismini 20. yüzyılın sonlarından itibaren görüyoruz. İlginç bir şekilde sorunu alevlendiren adımlardan biri Paris’te atılmıştı. Sovyet lider Mihail Gorbaçov’un Ermeni kökenli ekonomi danışmanı Abel Aganbegyan’ın 1987 yılında Paris’te yaptığı konuşmada Azerbaycan’ın eski Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi’nin Ermenistan’la birleştirileceğine ilişkin iddialar ortaya atması, kayıtlara sorunu tırmandıran ilk provokatif girişimlerden biri olarak geçmiştir. [2]

24 Mart 1992’de Helsinki’de toplanan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Dışişleri Bakanları Konseyi, Karabağ sorununun çözümünü sağlamak üzere Belarus’un başkenti Minsk’te konferans yapılmasına ilişkin karar alırken konferansın katılımcıları arasında Azerbaycan, ABD, Almanya, Ermenistan, Belarus, İsveç, İtalya, Fransa, Türkiye, Çek ve Slovak Federal Cumhuriyeti’nden oluşan 11 ülkenin ismi belirtilmiştir. Böylece Fransa Karabağ sorununun çözümüne özel olarak katkı yapması gereken arabulucu devletlerden biri olarak belirlenmiştir. [3] Minsk’te konferans yapılmasına ilişkin karar Ermenistan’ın olumsuz tutumu yüzünden gerçekleşmediği için Fransa bu süreçte ilk başta aktif bir rol alamamış, ama buna karşın Karabağ sorununa ilişkin gelişmeleri dikkatle takip etmiştir. Hatta Nisan 1993 başlarında Ermenistan Azerbaycan’ın Kelbecer rayonunu işgal ettikten sonra biraz yumuşak dille de olsa işgali kınayan açıklamalar yapmıştır.[4] Fakat BM Genel Sekreterinin özel raportörünün sunduğu açık rapora rağmen diğer bazı devletlerle birlikte Güvenlik Konseyi’nden Kelbecer’in işgaliyle ilgili çıkan kararda Ermenistan’ın açık şekilde suçlanmasını önlemeye çalışmıştır.

Fransa’nın 1997 yılından itibaren AGİT Minsk Grubu’nda eşbaşkan olmasıyla bu ülkenin Karabağ sorunundaki rolü artmıştır. Dönemin Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev’in açıklamalarına bakılırsa Fransa AGİT Minsk Grubu’nda eşbaşkan olmak istemiş, Azerbaycan tarafı bu ülkedeki etkin Ermeni lobisi dolayısıyla Fransa’nın önerisine sıcak bakmamıştır. Fakat Fransız yetkililer Ermeni lobisinin Fransa’nın politikalarını değil, Fransa’nın Ermeni lobisi aracılığıyla Ermenistan’ın politikalarını etkileyeceğini ısrarla vurgulamış ve çözüm sürecine olumlu katkı yapmaya söz vermiştir. Gerçekten de 1997 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac neredeyse bir barış anlaşması getiren girişimlerde bulunmuştur. 10 Ekim 1997’de Strazburg’da Azerbaycan ve Ermenistan devlet başkanları çözüme yakın olduklarına ve eşbaşkanların önerilerini (“Aşamalı çözüm” planını) genel olarak kabul ettiklerine ilişkin ortak açıklama bile yapmışlardı.[5] Fakat Şubat 1998’de Levon Ter-Petrosyan’ın istifaya zorlanması ve Mart 1998’de Robert Koçaryan’ın iktidara gelişinden sonra Ermenistan sorunun “aşamalı” çözümüne ilişkin öneriye verdiği olumlu cevabını resmen geri çekmiş ve barış girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

1999 yılında Ermenistan parlamentosuna gerçekleştirilen terör saldırısının ardından zayıflayan barış görüşmeleri Azerbaycan ve Ermenistan’ın Ocak 2001’de Avrupa Konseyi’ne üyelikleri dolayısıyla bu iki ülkenin liderlerinin Fransa’da bulunduğu sırada yeniden canlandırılmıştır. Ocak 2001’de Strazburg’da ve Paris’te, ardından ise 4–5 Mart 2001’de Paris’te Jacques Chirac’ın arabuluculuğuyla görüşmeler gerçekleştirilmiş ve ortak basın toplantısı düzenlenmiştir.[6] Chirac “görüşmelerin hoş bir ortam içinde geçtiğini”, olumlu gelişmeler kaydedildiğini, içinde bulunulan yıl içinde barış anlaşmasının imzalanacağını umduğunu ifade etmiştir. Yıllar sonra açıklanan bilgilere göre taraflar çözüme gerçekten yaklaşmış, hatta bu görüşmelerden yaklaşık bir ay sonra ABD’de yeni görüşmeler gerçekleştirilmiş, fakat “bazı dış güçlerin muhalefeti” sürecin başarıyla sonuçlanmasını son anda engellemiştir.

Fransa, çözümün değil çözümsüzlüğün parçası

Bu noktadan sonra Fransa’nın barış sürecindeki konumu giderek zayıflamıştır. Fransız eşbaşkanlar bölgeyi heyetler içerisinde ziyaret etmiş, Fransa cumhurbaşkanları diğer eşbaşkan ülke liderleriyle beraber ya da tek başlarına soruna ilişkin açıklamalar yapmış, fakat sorunun çözümü açısından Fransa’nın rolü artık eskisi kadar güçlü olmamıştır. Bu anlamda belki Fransa’nın son önemli ciddi arabuluculuk girişimi Cumhurbaşkanı François Hollande’ın arabuluculuğuyla 27 Ekim 2014 tarihinde Paris’te Azerbaycan ve Ermenistan devlet başkanları arasında gerçekleştirilen görüşme olmuştur. Elysee Sarayı’ndan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, zirvenin Hollande’ın 11–13 Mayıs’ta gerçekleştirdiği Kafkas ziyaretinin devamı olduğu belirtilmiş, Fransa’nın Karabağ sorununa ateşkesten 20 yıl sonra barışçıl bir çözüm bulmak için eşbaşkan olarak yükümlülüklerini bir defa daha yerine getirdiği vurgulanmıştır. Fransa iki ülke liderlerini uluslararası hukuk prensipleri çerçevesinde sorunun kalıcı çözümü için gerekli çabaları yoğunlaştırmaları yönünde teşvik ettiğini, bölgedeki statükonun savunulamayacağını açıklamıştır.

Sonraki süreçte Fransa’nın isminin özel olarak yer aldığı tek önemli girişim Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanları arasındaki 16 Ocak 2019 tarihli görüşmenin Paris’te gerçekleştirilmiş olmasıdır.[7] Fransa, Hollande dönemindeki statükoyu eleştiren söylemlerine rağmen son 19 yıl boyunca sorunun çözümünün değil, çözümsüzlüğün bir parçası olmuştur. Özellikle Sarkozy ve Macron dönemlerinde kendi dış politika ilkelerine, uluslararası hukuka ihanet edercesine söylemler geliştirmiş ve adımlar atmaya çalışmıştır. Temmuz 2020’de Ermenistan’ı Azerbaycan’a karşı kışkırtan en önemli güçlerden biri olmuş, 27 Eylül 2020 itibarıyla Ermenistan’ın provokasyonları nedeniyle başlayan savaş sırasında yine uluslararası hukuka ve uluslararası örgütlerin soruna ilişkin kararlarına aykırı bir tutum sergilemiştir. Fransa’nın (özellikle Macron yönetiminin) bu adımlarını bu ülkedeki Ermeni lobisinin etkisine bağlayanlar olsa da asıl gerekçelerin daha farklı olduğunu tahmin etmek mümkün. Kuşkusuz, mevcut politikaların temelinde diğer etkenlerle beraber Fransa’nın Ortadoğu’da ve Kafkasya’da nüfuzunu kaybetmeye başlamasına mukabil Türkiye’nin etkinliğinin artmasından duyduğu rahatsızlık, önemli ölçüde bu nedenle süreci sabote etmeye çalışması, bu yolla Rusya’dan uzaklaşma ihtimali bulunan Ermenistan’ı “kazanmaya” çalışması, eğer sorunun tam çözümünü sabote edebilirse, gelecekte meselenin çözümü sürecinde daha fazla söz sahibi olabileceği düşüncesi yatmaktadır. Fransa’nın savaş boyunca temeli olmayan suçlamaları gündeme getirmesi, savaşın ardından Fransa parlamentosunun almış olduğu uluslararası hukuka aykırı karar ve Fransız politikacıların söylemleri süreci sabote etme bakımından kısmen işe yarayacak gibi görünüyor. Fakat Fransa’nın daha geniş çerçevedeki hedeflerine ne ölçüde ulaşacağı daha çok Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’ın sorunun kalıcı çözümü konusundaki kararlılığına bağlı olacak.

Aslında Fransa ve diğer önemli güçlerden beklenen, uluslararası hukuka saygılı bir biçimde davranmak, BMGK’nin Karabağ sorununa ilişkin 822, 853, 874 ve 884 saylı kararlarının uygulanmasını sağlamak, bunu kendileri yapamıyorlarsa yapmak isteyen Azerbaycan’ı desteklemekti. Hatta bunu da yapamıyorlarsa en azından sessiz kalmaktı. Fakat görünen o ki, Fransa bunu da başaramadı. Özetle, Fransa sorunun çözümü için resmi olarak arabulucu listesinde yer alan ve hatta (AGİT Minsk Grubu eşbaşkanı olarak) bir aralar bu istikamette çalışan devlet iken şu anda çözüm sürecini baltalamaya çalışan bir provokatör gibi hareket ediyor.

“Çenelerini kapalı tutmak için çok iyi şansları vardı, ama maalesef o şansı kaçırdılar.” Bu ifadeleri bir zamanlar Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, ABD’nin Irak’ı işgalini destekleyen Avrupa ülkeleri için kullanmıştı. Şimdilerdeyse bu cümle Fransa’nın Karabağ sorununa ilişkin gelmiş olduğu durumun en iyi özeti olarak değerlendirilebilir./aa/

Araz Aslanlı

Azerbaycan Devlet Gümrük Akademisi Daire Başkanı

Kafkasya Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (QAFSAM) Başkanı


+ Benzer Haberler
» Şentop: FETÖ kardeş ülkelerin milli güvenliğine tehdit oluşturuyor
» Türkiye Azerbaycan için Azerbaycan da Türkiye için yakın ve candan bir ülke
» Azerbaycan’dan Ermenistan aleyhine ’ırk ayrımcılığı’ davası
» Bakü Fatihi Nuri Paşa
» Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Savunma Bakanı Hasanov ve Genelkurmay Başkanı Veliyev’i kabul etti
» Ermenistan için kritik tercih anı
» Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan özel kuvvetleri Bakü’de ortak tatbikata başladı
» Genelkurmay Başkanı Orgeneral Güler, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı ile bir araya geldi
» Ticaret Bakanı Muş: Türkiye ve Azerbaycan’ın ticari ilişkilerini daha da geliştirmek istiyoruz
» Azerbaycan, Rusya’dan diğer ülkelere ait araçların Karabağ’a geçişini önlemesini istedi
» Türkiye ve Azerbaycan özel birliklerinin işgalden kurtarılan Laçın’daki ortak askeri tatbikatı sona erdi
» Ermenistan’da revizyonizmi kimler kışkırtıyor?
» Türkiye ve Azerbaycan askerleri Kabil’de omuz omuza görev yapıyor
» Azerbaycan, Ermeni işgali döneminde madenlerini işleten yabancı şirketleri uluslararası mahkemelere verecek
» Akar, Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov ile görüştü
» TİKA, Azerbaycan’da 1200’den fazla projeyi hayata geçirdi
» Bakü’deki Haydar Aliyev Merkezi’nin dış cephesine Türk bayrağı yansıtıldı
» Ermenistan askerleri, Nahçıvan’daki Azerbaycan mevzilerine ateş açtı
» Aliyev’den Erdoğan’a, Türkiye’deki orman yangınlarında ölenler için taziye mesajı
» Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, TBMM Başkanı Şentop’u kabul etti


 
Hava Durumu
Kurlar
 USD :  1.7
 EUR :  1.9689
 GBP :  2.3344
 TRY :  0.1834
 EUR/USD :  1.1582
YAZARLAR
İbrahim NƏBİOĞLU
100-cü GÜN
Dr. Nazim CEFERSOY
Azərbaycan-Türkiyə münasibətlərinə sabotaj cəhdləri var
Dr. Hatem CABBARLI
Nikol Paşinyanın siyasi-psixoloji portreti və Dağlıq Qarabağ münaqişəsi - TƏHLİL
Dr. Asif KURBAN
Bağımsızlığa Giden Yolda: 20 Ocak
Necdet SİVASLI
Azerbaycan Türkleri’nde "Ahır Çerşenbe" geleneği...
Araz ASLANLI
Şuşa Beyannamesi bölgesel barış ve iş birliğinin teminatı
Arif KESKİN
Sitem Ve Aklın Yolu
Dr. Afgan VELİYEV
Azərbaycan Cümhuriyyəti Parlamentinin ilk qadın əməkdaşı
Selçuk DÜZGÜN
AzerbayCAN’ımızdan Ne İstiyorlar?
Dr.Alesker ALESKERLİ
“Avrupa Parlamentosunun Kararı Ermenistan’ın Keyfini Kaçırdı”
Dr. Sinan OĞAN
Karabağ’da Olası Bir Savaşa Ne Kadar Hazırlıklıyız?
Dr. Cavid VELİYEV
Ermenistan’da revizyonizmi kimler kışkırtıyor?
Dr. Rövşen ŞAHBAZOV
29 Ekim Sabahı Uyanırken…
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
 
Haberleri referans göstererek yayımlayabilirsiniz.  NewsAze.com Azerbaycanla ilgili dünya genelinde çıkmış haberleri 4 dilden okuyucularıyla paylaşmaktadır.

Partnerler
www.tureml.com      www.haberaze.com     www.turkiyedeneval.com     www.evaxtar.az    www.turaltrade.com

Asersoft