AZ TR RU EN
»Giriş Sayfam Yap »Favorilere Ekle »Sitene Ekle »Arşiv
ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEO HABER İLETİŞİM
     
SON DAKİKA : Ermenistan’ın saldırılarında 13 ve 16 yaşındaki iki Azerbaycanlı yaşamını yitirdi  •   Azerbaycan ordusunun topraklarını kurtarmak için başlattığı operasyonlar sürüyor  •   Ermenistan’a ait kamikaze drone Azerbaycan ordusu tarafından etkisiz hale getirildi  •   ABD ve Azerbaycan dışişleri bakanları Dağlık Karabağ’daki durumu görüştü  •   Kanada’da Ermenistan’a yaptırım uygulanması için imza kampanyası başlatıldı  •   Putin: Hem Azerbaycan hem Ermenistan bizim için eşit değerde ortaktır  •   Azerbaycan ordusu, önemli arazi ve tepeleri işgalden kurtardı  •   Ermenistan ordusu Serdar Ortaç’ı öldürdü!  •   Azerbaycan Derneği Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısını kınadı  •   Türkiye’den Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırısına tepki  •   Ermenilerin Türkiye karşıtı asılsız iddialarının önüne geçecek adımlar ele alındı  •   Azerbaycan Milli Meclisi, Türkiye ile imzalanan 4 anlaşmayı onayladı  •   İstanbul’un köprüleri Azerbaycan bayrağı renklerine büründü  •   Kurban: Provokasyonun başını Ermenistan Cumhurbaşkanı Nikol Paşinyan çekmektedir  •   Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattının kapasitesi artırıldı  •   26 yıldır kağıt üzerinde kalan mutabakat: Bişkek Protokolü  •   "Azerbaycan ve Türkiye koordineli hareket etti"  •   Bakü Fatihi Nuri Paşa ölümünün 71. yılında anılıyor  •   Azerbaycan Devlet Haber Ajansı AZERTAC 100 yaşında  •   Azerbaycan koronavirüs nedeniyle İran’la sınırını kapattı  •  
Güncel Haberler Politika Ekonomi Kültürel Spor Karabağ Diaspora Türk Dünyası Dünya
» ’Türk coğrafyasındaki çocukları birbirine yakınlaştırmak gerekiyor’
03/10/2018 Yazdır

Türk Dünyası Çocuk Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İlyas Topsakal, Türk kavramının yalnız Türkiye'de temsil edilmediğini belirterek, "Irak, Suriye, Kuzey Afrika, Balkanlar, Avrupa, Rusya ve Türkistan'da Türk adı sadece Türkiye için kullanılmaz. Her alanı birbiriyle yakınlaştırmak gerektiğini düşünüyorum. Bu insanlar bizim ya dini veya kültürel ya da kök bağıyla olan akrabalarımız. Bu coğrafyadaki çocukları hiçbir ayırım yapmadan birbirine yakınlaştırıp kardeş yapmak gerekiyor. Benim felsefem budur." dedi.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Genel Türk Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Topsakal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk dünyası ve coğrafyasını 30 yıldan bu yana çok yakından takip ettiğini anlattı.

Türk dünyası ve coğrafyasıyla daha özel ilgilenmek gerektiğini gerektiğini vurgulayan Topsakal, çocukların belli bir yaşa kadar sosyal hayata uyumu ve bağlılığını desteklemenin önemine değindi.

Topsakal, Türk cumhuriyetleri, Rusya Federasyonu bölgesi, Balkanlar ve İran coğrafyasında Türk kökenli çocuklara yönelik çok fazla sosyal müesseselerin ve sivil toplum kuruluşlarının olmadığını, bu bölgelerde çocukları destekleyen kuruluşların çok olması gerektiğini vurguladı.

"Dünyada huzur isteniyorsa çocukların desteklenmesi gerekiyor"

Her mahallede, çocuklarla ilgili kuruluşların olması ve çocukları bu alanda desteklemek gerektiğine işaret eden Topsakal, "Etrafımızdaki coğrafi bölgelerden Türkistan, Çin, Rusya, Kuzey Afrika ve Balkanlar olsun, buradaki çocuklarımızın birbirini anlayabileceği, sevebileceği bir ortamı oluşturmamız gerekiyor. O nedenle dünyada huzur, savaşın olmaması, insanların birbirini anlaması isteniyorsa mutlaka çocukların desteklenmesi gerekiyor. Yani çocuğa çok büyük dışlanmışlık, travma, ayrımcılık yaşatmayacaksınız." diye konuştu.

Prof. Dr. İlyas Topsakal, Türk Dünyası Çocuk Vakfı'nın yeni kurulduğunu anımsatarak, vakfın çalışmalarına ilişkin, Türk cumhuriyetlerinden ya da Balkanlar, Kafkaslar, Rusya veya Türk kültürüne ait bölgelerden Türkiye'ye çocuklar getirip Türkiye'deki çocuklarla bir alanda ortak kültür, duygu ve düşünce, oyun, beceri geliştirme aktiviteleri düzenleyip bu çocukları birbirini tanıyan çocuklar haline getirmek istediklerine dikkati çekti.

Topsakal, vakfın kuruluş amacının çocuğu sevgiyle yetiştirmek olduğunu ifade etti.

Türk dünyası çocuklarına yönelik projelerini anlatan Topsakal, ilk projenin çocuklarla ilgili kurulan "Türktoyu Projesi" olduğunu söyledi.

Topsakal, hem çocukların hem de gençlerin kendi dünyalarını sanal ortama taşıdığını dile getirerek, "Artık çok büyük mekanlara da ihtiyaç yok. Küçücük bir yazılımla çocuklarımızı orada tutup eğlendirebilir hatta görsel ya da maddi olarak yaptığınız şeyleri orada devam ettirebiliyorsunuz. Türktoyu da böyle bir proje. Çocuklarımızın yaptığı veya yapacağı faaliyetleri, bu platformdan devam ettirmesini istiyorum." ifadelerini kullandı.

"Değerlerimizin projeler aracılığıyla çocuklarımıza kazandırılması gerekiyor"

İkinci proje olarak Türk dünyası çocuk dergisi çıkarmak istediğine dikkati çeken Topsakal, şöyle devam etti:

"Onun da hazırlıklarını yaptım. Dergimiz Kazakça, Kırgızca, Türkmence, Özbekçe, Azerbaycan Türkçesi, Türkiye Türkçesi, İngilizce ve Rusça olarak yayımlanacak. Önce Türkçe hazırlayacağız, sonra diğer dillere hemen çevireceğiz. Tükçe yayımlanan Türkiye'de dağıtılacak, diğer dillerdekiler de ülkelerinde çeşitli Türk sivil toplum kuruluşları aracılığıyla dağıtılacak. Bu dergi yılda 4 defa çıkacak ve Türk dünyası ile çevre kültürümüzü, bize uygun oyunları, ruhumuza uygun gelişim metodunu bu dergide yaşatmak istiyorum. Değerlerimizin projeler aracılığıyla çocuklarımıza kazandırılması gerekiyor.

Üçüncüsü de çocuk yaştaki ayırımcı ve dezavantajlı grupların desteklenmesi lazım. Çünkü çocuk bu yaşlarda kimlik kazanırken o ayrımcılığı hissederse bunu bir daha bizler düzeltemeyebiliriz. Bunlar dini, kimlik, ekonomik ve fiziksel görünüşle ilgili ayrımcılık olabilir."

İlyas Topsakal, Türk dünyasında her alanda birçok vakfın bulunduğunu ama çocuklarla ilgili bir vakfın olmadığını kaydederek, "Ben bu alanı daha önemli gördüm. Bu dünya çocuklarla güzel olacak." dedi.

Türk kavramının yalnız Türkiye'de temsil edilmediğini belirten Topsakal, sözlerini şöyle tamamladı:

"Irak, Suriye, Kuzey Afrika, Balkanlar, Avrupa, Rusya ve Türkistan'da Türk adı sadece Türkiye için kullanılmaz. Her alanı birbiriyle yakınlaştırmak gerektiğini düşünüyorum. Bu insanlar bizim ya dini veya kültürel ya da kök bağıyla olan akrabalarımız. Bu coğrafyadaki çocukları hiçbir ayırım yapmadan birbirine yakınlaştırıp kardeş yapmak gerekiyor. Benim felsefem budur."